GünceL HaberLer için..

9/16/2006

HP ve Altiris İstemci Yönetimini Basitleştiriyor


HP, Altiris ile ortaklaşa geliştirdiği iki yeni istemci yönetim çözümü olan “HP Client Foundation Suite” ve “HP Client Premium Suite”in duyurusunu yaptı. HP, global yazılım firması Altiris ile birlikte geliştirdiği iki yeni istemci yönetim çözümünü duyurdu. “HP Client Foundation Suite” ve “HP Client Premium Suite”, HP ve Altiris’in uzun süren iş ilişkilerinin ve uzmanlıklarının bir ürünü. Yeni yazılımlar, HP’nin OpenView Radia tabanlı konfigürasyon yönetim çözümlerini tamamlıyor. Çözümler, tek bir paketten donanım otomasyonu ve yazılım istemci yönetim ihtiyaçlarını karşılamak isteyen müşterilere ideal bir çözüm sunuyor.

Yeni çözümler, müşterilere, kurulumu eskisinden daha kolay ve daha sıkı entegre olan istemci yönetim araçları sağlıyor. Ek olarak yeni çözümler, her büyüklükteki işletmeye uygun olarak, heterojen ve çapraz (cross) platform ortamlarda çalışacak şekilde tasarlanmış bulunuyor.

HP Türkiye Kurumsal Pazarlama Müdürü Mert Başar, çözümlerin, farklı iletişim ağı ortamlarındaki donanımların yönetimi için, hem uygun maliyetli, hem de entegre bir çözüm sunduğunu ifade ediyor.

Araştırma şirketi Gartner tarafından açıklanan raporda, BT’ye ayrılan bütçelerin sadece % 23’ü, donanım alımında kullanılıyor. Kalan % 77’lik pay ise, teknolojilerin hizmet ve desteği için harcanıyor. Bu nedenle HP ve Altiris, BT istemci yaşam döngüsünün planlama, uygulama, yönetim ve geçiş evrelerinde yaşanan karmaşa ve maliyetleri düşürecek çözümler için birlikte çalışıyor.

HP Client Foundation Suite özellikle, temel istemci yönetim araçlarına ihtiyaç duyan kurumlar için tasarlandı. Çözüm, sistem veri kurtarma, sunucu yönetim araçlarına bağlantı ve gelecekteki büyümeye yönelik kolay yükseltme avantajı sunuyor. Çözüm dahilinde uygulama, envanter ve kurtarma gibi konuların yönetimi için şu yazılımlar yer alıyor:

· HP Client Manager 6.1 · HP Systems Insight Manager (SIM) Connector · Altiris Inventory Solution · Altiris Deployment Solution · Altiris Local Recovery Pro

HP Client Premium Suite dahilinde, HP Client Foundation Suite’un tüm özelliklerinin yanı sıra, donanım ve yazılım istemcisi yaşam döngüsü yönetimi için aşağıdaki ek yazılımlar bulunuyor:

· HP OpenView Connector · Altiris Software Delivery Solution · Altiris Patch Management Solution · Altiris Application Meeting Solution · Altiris Connector Solution · Altiris Carbon Copy Solution · Altiris Application Management Solution

Altiris, organizasyonların BT yaşam döngüsü yönetimlerini kolaylaştıracak yazılım üretimi konusunda uzman bir kuruluş. Altiris tarafından geliştirilen BT yaşam döngüsü yönetim yazılımları, masaüstü ve dizüstü bilgisayarları, ince istemcileri, cep bilgisayarlarını, sektör standardı sunucuları ve Windows, Linux ve UNIX gibi heterojen yazılımların yönetim, güvenlik ve bakımını basitleştiriyor.

Akıllı Servisler Artık Cepte

Teknolojiye yaptığı yatırımlarla CeBIT Bilişim fuarının gözdelerinden biri olan Turkcell, kullanıcıların işlerini kolaylaştıracak yeni mobil servislerini tanıttı, Akıllı Ev, AkıllıCep, GörselRadyo, MobilHaber ve MobilÖdeme gibi katma değerli servisleri kullanıcılara test ettirdi.

Müşterilerin hayatını kolaylaştırıp zenginleştiren yeni bir servis sistemi kuran Turkcell, geleceğin dünyasını yaratacak ürün ve hizmetlerini; ileri teknoloji mobil platformları olan 3GSM ve HSDPA`e ait uygulamaları; Akıllı Ev, AkıllıCep, GörselRadyo, MobilHaber ve MobilÖdeme gibi katma değerli servisleri kullanıcılara test ettirdi.

Fuarda ziyaretçilerine gelmiş geçmiş en hızlı yayılan telekomünikasyon teknolojisi olan 3GSM deneyimi yaşatan Turkcell, Ericsson işbirliğiyle Türkiye`yi bugüne kadar sadece İtalya, İngiltere, İspanya ve Fransa`da sergilenmiş olan HSDPA teknolojisiyle tanıştırdı.

Gelecekteki mobil yaşamımızın ipuçlarını veren bu hizmetlerden biri olan `AkıllıCep` sayesinde artık cep telefonları toplu taşıma araçlarında bilet, turnikelerde kart yerine kullanılabilecek, çeşitli yerlere yerleştirilecek çiplerle cep telefonundan o yer hakkında bilgi alınabilecek, bir poster üzerinden sanatçıların resimleri, şarkıları indirilebilecek ve pek çok noktada ödemeler cep telefonuyla yapılabilecek.

Mobil hayat daha kolay
Turkcell`in ilgi çeken yeni kuşak hizmetlerinden biri olan `MobilHaber Servisi`, cep telefonları için özel olarak hazırlanmış görüntülü ve sesli bir haber bülteni. Akışkan video (video streaming) teknolojisiyle sunulan MobilHaber`de, dünyadan ve Türkiye`den önemli haber ve olaylardan derlenen 1 dakikalık haber bülteni, Türkiye`nin "en mobil gazetecisi" Mithat Bereket tarafından yorumlanarak sunulacak. Turkcell abonelerinin e-posta hesaplarını cep telefonlarından kolayca yönetebilmesini sağlayan "Turkcell e-Postacı" ile ise bilgisayarda yapılan tüm e-posta işlemleri artık cep telefonlarında da yapılabiliyor.

Yeni teknoloji çözümleri sayesinde TC kimlik ve vergi numaralarının sorgulanmasından sınav sonuçlarına erişime kadar farklı kamusal bilgi ve hizmetlere mobil ortamda erişim kolaylığı sağlanacak.

İnternette Özel Klavuzunuz


İnternet`e girdiğinizde hangi siteleri ziyaret edeceğiniz konusunda sıkıntı mı yaşıyorsunuz? `Addgoo` sizi bu problemden kurtarmak için bekliyor.

İnternet`teki kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirecek yepyeni bir site yayına girdi. Kullanıcıların büyük çoğunluğunun açılış sayfası olarak google`ı tercih ettiğini farkeden addgoo.com`un yaratıcıları bu eğilimden fırsat yaratmak için açtıkları servislerini bir süre önce kullanıcıların beğenisine sundu.

Addgoo kullanıcılara neler sağlıyor? Site, kullanıcılarına başlangıç sayfalarında en çok ziyaret ettikleri siteleri saklama ve çeşitli sitelerde arama yapma imkanı sunuyor. Addgoo`da yaratmış olduğunuz sayfanızda üst tarafta yer alan arama kutusu Google üzerinden arama yapmasının yanında Ekşi Sözlük, Türk Dil Kurumu Sözlüğü, Sesli Sözlük, IMDB, Download.com gibi sitelerde de arama yapmanızı sağlıyor.

Başka dillerde de hizmet verecek Diğer bir göze çarpan özellik ise, addgoo`nun eklemiş olduğunuz linklere tıklama oranlarınızı sayması ve kategoriler içinde en çok kullanmış olduğunuz linki en üstte listelemesi.

Şimdilik sadece Türkçe ve İngilizce hizmet veren addgoo.com, en kısa sürede Fransızca, İtalyanca, Almanca ve İspanyolca dillerinin eklenmesiyle, dünya genelinde bir hizmet vermeyi amaçlıyor.

Ayrıntılı bilgi için www.addgoo.com adresinden siteye ulaşabilirsiniz.

Samsung’un Yeni 40 Nanometre Çipi

Güney Kore’li elektronik şirketi Samsung, ilk 40-nanometre çipi olan 32-gigabit NAND flaş belleği ürettiğini açıkladı.

Bilgisayarlara giren çiplerin boyutları artık giderek küçülmek zorunda. Samsung’un da Intel’in Moore Kanunu’na benzeyen kurumsal bir önermesi var. Samsung kuralına göre, NAND flaş disklerin kapasitesi her yıl 2 katına çıkması gerekiyor. Samsung’un 40 nm’lik çipi transistörlerin daha sık ve yoğun yerleştirilmesini ve bu sayede de verinin daha hızlı işlenmesini sağlayacak. Samsung gelecekte Charge Trap Flash (CTF) adını verdiği yeni bir teknikle NAND çiplerini 20 nanometre’ye indirerek belleği 256 GB’ye çıkaracağını açıkladı.

Samsung öte yandan, cep telefonlarındaki mevcut NOR belleklerin yerini alacak PRAM (phase-change RAM) adlı yeni bir çip türü geliştirdiğini açıkladı. Samsung’tan yapılan açıklamada, yeni belleğin veriyi DRAM bellekler gibi depoladığı, buna ek olarak da flaş bellek gibi işlediği belirtildi. PRAM, flaş bellekten 30 kat daha hızlı veri transferi yapıyor, üretimi daha kolay ve kullanım ömrü 10 kat daha uzun. Samsung’un yeni kuşak cep telefonu çipi PRAM belleği 512 Megabit olacak ve 2008’de kullanıma girecek.

Halen cep telefonlarında kullanılan NOR belleklerin en önemli üreticileri Intel ve Spansion firmaları. Samsung böylece bu iki firmayla da rakip konuma gelecek. Mevcut NOR bellekler, NAND flaş belleklerle birlikte gelişmiş cep telefonlarında en çok kullanılan bellek türleri.

Millennium Ödülü LED’in Mucidine

Çevre dostu ışık kaynağı LED’in mucidi Japon araştırmacı Shuji Nakamura, dünyanın en prestijli teknoloji ödülü Millennium Ödülü’nü Helsinki’de aldı.

Finlandiya hükümeti tarafından verilen ve iki yılda bir verilen Millennium Technology Prize, bu yıl çevreci bir projeye gitti. LED olarak bilinen ve çevreye zararı dokunmayan ışık kaynağı, mavi, yeşil, ve beyaz ışık veren diyotlardan oluşuyor. Beyaz LED teknolojisinin, özellikle gelişmekte olan ülkelerde mevcut ampullere ucuz ve çevreci bir alternatif olacak. Nakamura, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yapılan bir törenle 1milyon Euro’luk ödülünün de sahibi oldu.

Millennium Prize, tam olarak teorik bilimsel araştırmalara verilmiyor, ödül bilim ile pratik kullanımı birleştiren insanların hayatını kolaylaştıran buluşlara gidiyor. Örneğin ödülün 2004 yılındaki sahibi, internetin bilgi ağı World Wide Web’in mucidi Tim Berners-Lee olmuştu.

Ödül töreninde konuşan Nakamura, her bir buluşun milyonların yaşamını değiştirdiğinin, kendisinin de bu yönde dünyaya bir yararı dokunduğu için mutlu olduğunu ifade etti.

ÇOK AMAÇLI TEKNOLOJİ Buluşu LED’in çevreci özelliğine vurgu yapan Nakamura, “Bu sadece bir ışık kaynağı değil, aynı zamanda içme suyunun dezenfekte edilmesinde, verilerin depolanmasında kullanılabilir” diye konuştu.

LED’ler mevcut ampullere göre daha az enerjiyle daha çok ışık çıkarıyor ve güneş panellerine uyum sayesinde enerji altyapılarının olmadığı noktalarda güneşten aydınlatma olanağı sağlıyor. Nakamura para ödülünün önemli bir kısmını gelişmekte olan ülkelerde aydınlatma projelerine bağışlayacağını dile getirdi. Bu teknolojinin patenti için Nakamura, çalıştığı şirketi Nichia ile mahkemelik olmuş ve 8 milyon dolarlık tazminat kazanmıştı. Nakamura halen University of California-Santa Barbara öğretim üyesi.

Uzay yürüyüşüne çıkan Atlantis astronotları ellerindeki cıvatayı ikinci kez uzaya kaçırdı. Bunun üzerine Houston’daki merkez gülümseten bir mesaj geçti: “Yine mi kaybettik, bir cıvatayı kaç kişi sökecek?”

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda uzay yürüyüşü yapan Atlantis mürettebatı 17.5 ton’luk jeneratörün bağlanması sırasında bir kez daha aksilik yaşadı. Kanadalı astronot Steve MacLean, kullandığı cıvatayı elinden kaçırdı ve cıvata uzaya uçtu. MacLean, istasyonu geçtiği mesajda, “Elimden kaçtığını farketmedim, baktığımda da uzayda uçan bir nesne görmedim” dedi. Atlantis mürettebatı Salı günkü uzay yürüyüşünde de bir cıvatayı uzayda kaybetmişti.

Uzay yürüyüşleri sırasında elden kaçan nesneler aslında tehlikeli olabiliyor. Uzayda kaybolur gözükmesine karşın, nesne yeniden dönüp istasyona çarpabiliyor veya astronotun elbisesine zarar verebiliyor. Görüntüleri inceleyen NASA uzmanları uzaya karışan cıvatanın sorun çıkarmayacağını açıkladı. Uzay yürüyüşleri sırasında astronotların ellerinde tuttukları eşyaları uzaya kaçırmaları aslında olağan bir durum. Temmuz ayındaki bir uzay yürüyüşünde de Discovery mürettebatı astronotları 35 santimetre’lik bir spatulayı ellerinden uzaya kaçırmışlardı.

GÜNEŞ PANELLERİ İÇİN ÖNHAZIRLIK Kanadalı Steve MacLean ve ABD’li Dan Burbank’in 6 saatlik uzay yürüyüşü sırasında 16 kilit değiştirildi ve takılacak güneş panelleri için önhazırlık yapıldı. Oluşturulan özel bir döner mekanizma sayesinde güneş panelleri UUİ nereye doğru dönerse dönsün, hep Güneş’e doğru bakacak. Güneş panelleri istasyonun enerji ihtiyacının yüzde 25’ini karşılayacak. Uzay yürüyüşü sırasında ayrıca bazı yalıtım bölümleri değiştirildi,

Salı günkü uzay yürüyüşünde de Joe Tanner elindeki cıvatayı kaçırmış, cıvata astronot Heidemarie Stefanyshyn-Piper’in kafasını sıyırarak uzaya uçmuştu. Tanner ve Piper Cuma günü bir uzay yürüyüşü daha yapacak.

Plüton Gitti Eris Geldi!

Bilim adamlarının keşfiyle güneş sistemini sarsan ve bu sene 9. gezegen Plüton`u sistemden atan yeni cüce gezegene Yunan tanrıçası Eris`in adı verildi.

Bugüne kadar `2003 UB313` olarak adlandırılan sistemdeki en uzak ve buzullarla kaplı gezegene, Yunan mitolojisinde kavga ve nifak tanrıçası olarak bilinen Eris adının verildiği Uluslararası Astronomi Birliği tarafından açıklandı.

Birlik, bundan haftalar önce Çek Cumhuriyeti`nde yaptığı toplantıda yeni tartışmalı kurallar çerçevesinde Plüton`u gezegenlik statüsünden çıkarmıştı.

Plüton`u safdışı bıraktı Eris`in geçen yıl keşfedilmesi, bir gezegenin özelliklerinin ne olması gerektiği konusunda tartışma başlatmıştı. Astronomlar, evrensel tanımı olmadığı için bir gezegenin tanımının ne olabileceği konusunda ikiye ayrılmıştı. Bazı bilim adamları, Eris´in sistemdeki 10. gezegen olarak kabul edilmesi gerektiğini savunurken, diğerleri Plüton´un bir gezegenin özelliklerini taşımadığını öne sürmüştü.

Bilim adamları birçok tartışmadan sonra geçen ay, Plüton`u Eris ve Ceres asteroitinin bulunduğu `cüce gezegenler` arasına dahil ederek, güneş sistemindeki gezegen sayısını 8`e indirmişti.

Mitolojik tanrıça Eris... Mitolojide Truva Savaşını başlatan tanrıçalar arasındaki tartışmaya neden olan Eris adını bulan California Teknoloji Enstitüsünden Michael Brown, bu adın iyi bir seçim olduğunu belirterek, Eris`in `geri çevrilemeyecek kadar mükemmel` olduğunu savundu. Plüton`dan yaklaşık 115 kilometre daha geniş olan Eris, güneş sistemindeki en uzak gezegen olarak biliniyor. Eris`in güneşten uzaklığı 14,5 milyon kilometreyi buluyor.

Bir Cebit de Böyle Sona Erdi

Dünyanın en büyük ilk 10 fuarı arasında yer alan CeBIT Bilişim Eurasia, bu yıl da küresel bir buluşmaya ev sahipliği yaparak, iş, siyaset, bilişim ve medya dünyasını, geleceğin teknolojileri ve iş yapış biçimlerinin sergilendiği bir iş platformunda buluşturdu.

Dünyanın dört yanından profesyonellerin akınına uğrayan fuar, 19 ülkeden 952 katılımcıyla, 142 bin 889 ziyaretçiyi bir araya getirdi.

Avrasya`nın en büyük iş ve teknoloji platformu CeBIT Bilişim Eurasia, dünya gündemine damgasını vurduğu bir buluşmayı daha geride bıraktı.

Toplamda 60 bin metrekarelik alana yayılan fuar, yerli – yabancı yaklaşık 142 bin 889 ziyaretçi ve bin 804 basın mensubunu ağırladı.

Tüm bu ziyaretçilere, 10 bin 276 katılımcı şirket temsilcisi yeni ürün ve hizmetlerini tanıttı. Dünyanın sayılı fuarlarında olduğu gibi, CeBIT Bilişim Eurasia da “ilk kez” duyurulan ürünlere ev sahipliği yaptı. “Yeni ürün göstergesi” kart ve çıkartmalarıyla, ziyaretçilerin merak ettikleri yeni ürünlerle karşılaşmaları kolaylaştırıldı.

Bu yıl ilk kez CeBIT Bilişim Eurasia ile aynı çatı altında düzenlenen Bilişim Zirvesi ve Forum@Bilişim`de, ülkelerin, kurumların ve kişilerin rekabetçi güçlerini bilişim teknolojilerini kullanarak nasıl artırabilecekleri, 58 forumda, 176 yerli ve yabancı uzman konuşmacı tarafından paylaşıldı.

İş Dünyası, Dijital Yaşam ve Telekomünikasyon olmak üzere üç ana bölümde toplanan fuarda, İş Dünyası`nda yalnızca ofislerde kullanılabilecek ürün ve uygulamalar sergilendi. Dijital Yaşam ve Telekomünikasyon`da ise, hem iş, hem de özel yaşamı kolaylaştıracak ürün ve uygulamalara yer verildi. Bu yıl daha yüksek oranda katılım gösteren telekomünikasyon şirketleri, kurumsal uygulamalarını İş Dünyası`nda, hem bireye, hem profesyonellere seslenen uygulamalarını ise Telekomünikasyon bölümünde tanıttı.

İş, medya ve siyaset dünyasından yoğun ilgi TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 5 – 10 Eylül 2006 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve Turkcell’in 9 yıldır fuar sponsoru olduğu CeBIT Bilişim Eurasia’nın gerek katılımcı, gerekse ziyaretçi profili ağırlıklı olarak kurumsal eksene yöneldi. Şirket profesyonelleri, orta ve üst düzey yöneticiler ve yeni girişimcilerin yoğun olarak ziyaret ettiği fuarın katılımcılarının yüzde 60’ı İş Dünyası salonlarında yer aldı. Yalnızca iş adamlarının ziyaretine açık olan 1, 2 ve 3 numaralı salonlardaki İş Dünyası ana bölümünün tamamen sessiz olması, iş görüşmelerinin verimini artırdı.

Medyanın da ilgiyle izlediği CeBIT Bilişim Eurasia, yerli ve yabancı yayın / yayım organlarından bin 804 basın mensubunu ağırladı.

Açılışı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Almanya Aşağı Saksonya Eyaleti Maliye Bakanı Hartmut Möllring, Romanya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bakan Temsilcisi Daniel Gruia, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir Topbaş ve Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Emin Karamehmet, tarafından yapılan fuarın diğer günlerinde, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu da ziyaretçi olarak önemli açıklamalarda bulundular.

2007 bütçe görüşmeleri CeBIT Bilişim Eurasia`da başladı CeBIT Bilişim Eurasia kapsamında, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan`ın talimatıyla, Maliye Bakanlığı uzmanları ile bilişim sektörünü temsil eden sivil toplum örgütlerinin başkanları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek, bilişim sektörünü teşvik etmek amacıyla 2007 bütçesine ilişkin önerileri görüştü. Türk bilişim sektörünü teşvik etmek amacıyla 2007 bütçesine ilişkin önerilerin sunulduğu toplantıya, Maliye Bakanlığı temsilcilerinin yanı sıra, Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği (TÜTED), Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD), Türkiye Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD), Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), Serbest Telekomünikasyon İşletmeleri Derneği (TELKODER) başkanları ve sektör şirketlerinin temsilcileri de katıldı.

Romanyalı iş heyetlerini özel bir günde ağırladı Fuarın ev sahipliği yaptığı önemli toplantılardan bir diğeri ise, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Romanya@CeBIT Bilişim Eurasia Günü kapsamında oldu. CeBIT Bilişim Eurasia, ikinci gününde özel bir organizasyona ev sahipliği yaparak, Romanyalı ticaret heyetleri ve siyasi temsilcileri Türk iş adamlarıyla bir araya getirdi. “Romanya@CeBIT Bilişim Eurasia Günü” adını taşıyan özel gün kapsamında, Romanya ile Türkiye arasındaki ticaret sinerjisini tetikleyecek bir zemin oluşturuldu.

Çevre ülkelerdeki sektörel sivil toplum örgütlerinin de katılım gösterdikleri fuarda, Dış Ticaret Müsteşarlığı`nın işbirliğiyle birçok ülkeden satın alım heyetleri bulundu.

İlk kez iki “özel teşvikli bölge” CeBIT Bilişim Eurasia`nın İş Dünyası ana bölümü içerisinde bu yıl ilk kez iki “özel teşvikli bölge” yaratıldı. Bunlardan İnovasyon Bölgesi`nde insan yaşamında önemli değişikliğe yol açacak, geleceği şekillendirecek ve ticari değeri bulunan 24 ürün sergilendi. Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) işbirliğiyle oluşturulan Yazılım Bölgesi`nde ise, boyutları küçük, ancak yarattığı katma değeri büyük olan küçük yazılım şirketleri özel bir teşvikle yer alarak, kendilerini uluslararası arenada temsil etme olanağı buldu. Yazılım ve İnovasyon Bölgeleri, iş dünyasından yoğun ilgi ile karşılaştı.

Bu yıl, Bilişim olarak 15.`si, CeBIT Bilişim Eurasia adı altında yedincisi yapılan fırsatlar fuarı CeBIT Bilişim Eurasia, gelecek sene 2 – 7 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek.

Rakamlarla CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı ziyaret eden kişi sayısı: 142 bin 889 Fuarda görev yapan kişi sayısı: 10 bin 276 Fuardaki gelişmeleri izleyen yerli ve yabancı basın mensubu sayısı: Bin 804 Fuarın katılımcı şirket sayısı: 952 Fuara katılan ülke sayısı: 19 Bu ülkeler: Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Çin, Danimarka, Hollanda, Hong Kong, İngiltere, İran, İspanya, İsveç, İtalya, Kore, Malezya, Rusya, Singapur, Tayvan, Türkiye. Net fuar alanı: 26 bin 489 metrekare Brüt fuar alanı: 60 bin metrekare

9/15/2006

Zıplayarak İlerleyen Robot Bacağı!

Japonlar, sekerek ilerleyebilen robot bacağı yaptı. Toyota firması, bacağın zıplayıp kendi ayağı üstüne düşebildiğini, bunun da insanımsı robot üretme yolunda atılmış büyük bir adım olduğunu açıkladı.

Diz ve kalçadan oluşan bacak, eklemli bir ayağa monte ediliyor ve ayak eklemlerinden yararlanarak insan gibi zıplayarak ilerleyebiliyor.

Şirket sözcüsü, "Bu karmaşık bir hareketti ve robota uyarlamak zor oldu. Bunu yapabilmek için birçok prototip üretildi" dedi.

Sözcü, bu yeni teknolojinin ileride iki bacaklı bir robota uygulanabileceğini belirtti. Buluş, insansı robotlara özellikle engebeli zeminde daha hızlı ve daha güvenli şekilde ilerleme imkanı verecek. Toyota ve rakibi Honda, yıllardır robot geliştirme çalışmaları yapıyor. Her iki şirket, kamu fonlarınca da destekleniyor.

MS, Google’la Güreşe Doymuyor


Microsoft, MSN arama motorunda bazı değişiklikler yaparak yeni isimle yayına koydu. Microsoft, Google’ın yarısını elinde tuttuğu pazarda, yüzde 9.6’lık payını artırmayı amaçlıyor.

Giderek kızışan arama motoru pazarında Google’ın gerisinde kalmak istemeyen Microsoft, MSN Search arama motorunu yeniledi. Şimdiye dek deneme formatında işleyen yeni arama motorunun adı Live Search. Microsoft, internet servisleri alanında güçlenmeyi hedefliyor. Microsoft, hacmi 15 milyar doları bulan arama motoru reklam pastasında payını artırmayı hedefliyor.

İnternet tarama şirketi Nielsen/Net Ratings’in raporuna göre MSN Search yüzde 9.6 pazar yaygınlığıyla, pazar lideri Google ve Yahoo’nun ardından üçüncü sırada bulunuyor.

MICROSOFT LIVE MARKASIYLA İDDİALI Google’ın pazar lideri olduğu bu alanda, Microsoft Live markası altında çeşitli ürünler çıkaracak olan yazılım devi için arama motoru özel bir önem taşıyor. Microsoft, ‘Live’ markalı servisleriyle internet alanında iddiasını güçlendirecek. Özellikle arama motorunda Google’ın hakimiyetini kırmak Microsoft’un önemli bir psikolojik kazanım olacak.

23 DİLDE ARAMA MOTORU Ancak, Microsoft müşterileri için Live markasının aynı zamanda kafa karışıklığı da yaratıyor. Birçok kullanıcı halen kullanmakta olan servisin Live markasına dönüştüğünde ne gibi yenilikler içerdiğini bileleyebilir. Microsoft, halen MSN portalında yer alan Live Search’ün reklam yoluyla pazar payını genişletmeyi amaçlıyor. Microsoft Windows Live Search, 47 ülkede 23 dilde yayın yapacak.

Microsoft ayrıca, ABD ve İngiltere’de seçilmiş sokak adreslerinin fotoğraflı aramasını yapan Live Local Search arama motorunu da yayına koydu.

1 Petaflop’luk Süperbilgisayar Yolda!

Bilim insanları, saniyede trilyonlarca işlem yapabilen süperbilgisayarlardan birçok deneyde yararlanıyor. Ancak, trilyonlarca işlem de artık bilime yetersiz kalıyor.

Halen dünyanın en güçlü süperbilgisayarı, saniyede 367 trilyon işlem gücüyle IBM yapımı BlueGene/L. Ancak ABD’nin en üst bilimsel kurumu NSF Ulusal Bilim Vakfı (National Science Foundation) saniyede 1 katrilyon işlem gücünde bir bilgisayarın yapımı için maddi destek sağlayacağını açıkladı.

Saniyede 1 katrilyon işlem gücü petaflop olarak tanımlanıyor. NSF’in projesi gerçekleştiğinde, dünyanın en güçlüsü olan 367 teraflop’luk BlueGene/L’in 3 katı gücünde bir makine ortaya çıkacak. NSF’in 1 petaflop gücündeki süperbilgisayarında 1 milyon işlemci olacak.

University of Illinois-Urbana kampüsündeki Ulusal Süperbilgisayar Merkezi uzmanı Thom Dunning, 1 petaflop’luk süperbilgisayarın 1 milyon PC’den daha güçlü olacağını ve biyolojiden ekonomiye, atom fizikten kara delik araştırmalarına kadar geniş bir yelpazede bilime hizmet edeceğini ifade ediyor. Bu bilgisayar mevcut süperbilgisayarların günlerce uğraştığı deneyleri saatlerle ölçüler bir zaman diliminde çözebilecek.

DEV SOĞUTMA SİSTEMİ Ancak, saniyede 1 katrilyon işlem yapabilen bir bilgisayarın yapımı o kadar da kolay değil. Bu dev makineyi soğutmak için yine dev bir soğutma sistemi gerekecek. Dunning böyle bir soğutma sisteminin başlı başına enerji sarfiyatı yaratacağını vurguluyor. Ayrıca, mevcut yazılımların da özel olarak revize edilmesi gerekecek.

AMD - ATI Birleşmesinden Gelişmeler


AMD ve ATI, birleşme işlemiyle ilgili zorunlu bekleme süresinin sona erdiğini duyurdu.

Advanced Micro Devices, Inc. ve ATI Technologies Inc., bugün yaptıkları bir açıklamada, AMD ve ATI’ın birleşmesiyle ilgili, 1976 tarihli Hart-Scott-Rodino Tekelleşmenin Önlenmesi Yasası uyarınca zorunlu olan bekleme süresinin sona erdiğini açıkladı. Ayrıca, Rekabet Kurulu’nun Kanada Rekabet Yasası’na göre verdiği kararla, birleşmenin önü açılmış oldu. Benzer şekilde, Alman Federal Kartel Dairesi de birleşmeye onay verdi. Dolayısıyla, birleşmeye ilişkin ABD, Kanada ve Almanya makamları tarafından konulan şartlar yerine getirilmiş oldu.

24 Temmuz 2006 tarihinde açıklanan birleşme planının yürürlüğe girmesi, halen ATI hissedarlarının onayına, birleşme planına mahkemeden izin çıkmasına ve diğer resmi onaylara bağlı. Bu onaylar arasında, Kanada’da Yatırım Yasası uyarınca Kanada Sanayi Bakanlığı’nın vereceği izin ve Tayvan tekelleşme yasaları önünde alınması gereken izinler sayılabilir. Birleşmenin, ATI’nin 2007 mali yılının ilk çeyreği sırasında, yani Kasım 2006’ya kadar tamamlanması bekleniyor.

ATI hissedarları, birleşmeye onay vermek için 13 Ekim 2006 tarihinde Toronto’da olağanüstü olarak toplanacak. Olağanüstü toplantı duyurusunu, yönetim bilgisi sirkülerini ve toplantı tarihini resmiyete dökmek için 13 Eylül 2006 tarihinde mahkeme önüne çıkılacak.

“Yasaların zorunlu kıldığı bekleme süresini tamamlamış, Kanada Rekabet Kurulu’ndan ve Alman Federal Kartel Dairesi’nden onay almış olmaktan ötürü çok mutluyuz,” diyen AMD Yönetim Kurulu Başkanı Hector Ruiz, sözlerini şöyle sürdürdü: “ATI’nin 13 Ekim tarihinde yapacağı olağanüstü kurul toplantısından çıkacak kararın ve alınacak diğer resmi izinlerin ardından, şirketlerimizi birleştirerek müşterilerimiz, ortaklarımız ve endüstrimiz adına büyümeyi, yenilikçiliği ve seçme özgürlüğünü artırmak için sabırsızlanıyoruz.”

ATI Yönetim Kurulu Başkanı David Orton ise konuyla ilgili şöyle söyledi: “Bütünleşme planımız yolunda ilerliyor ve AMD ekibini daha yakından tanıdıkça, birleşmenin tamamlanmasının ardından şirketimizin ve müşterilerimizin önünde açılacak fırsatlar ve büyük potansiyel bizi daha çok heyecanlandırıyor.”

Bilişim Suçları

BİLİŞİM SUÇUNUN TANIMI

Bilgisayar, çevre birimleri, pos makinesi,cep telefonu gibi her türlü teknolojinin kullanılması ile işlenilen suçlardır.

BİLİŞİM SUÇLARININ TÜRLERİ NELERDİR?

Suçların türleri TCK da suç teşkil edecek tüm suçları kapsaya bilmekte veya bu suçlara zemin hazırlamaktadır. Suçların işleme şekilleri;

Hakaret, küfür, kredi kartı yolsuzlukları, sahte belge basımı, bilgilerin çalınması ve buna bağlı olarak devam edebilecek suçları kapsamakla, birlikte bunlarla sınırlı olmayıp, günden güne değişiklikler göstermektedir. İl Emniyet Müdürlüğümüz Bilgi İşlem Şube Müdürlüğümüz 1999 yılından itibaren değişik birimlerden ve Cumhuriyet Başsavcılıklarından gelen talepler doğrultusunda çalışmalarına başlamıştır. 1999 yılında başlayan çalışmalarımız talebin atması nedeniyle Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü içerisinde bulunan Bilgi Sistemi Büro Amirliği bünyesinde çalışmalarını sürdürmüştür. 2002 yılından itibaren Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde İnternet ve Bilişim Suçları Şube Müdürlüğün kurulması sonucu taşra teşkilatı olarak Şube Müdürlüğümüz içerisinde Bilişim Suçları Büro Amirliği adı altına çalışmalarını sürdürmektedir.

ÜLKEMİZDE EN ÇOK KARŞILAŞILAN BİLİŞİM ŞUÇLARINDAN ÖRNEKLER

* Başkalarının adına e-mail göndererek özellikle ticari ve özel ilişkileri zedeleme.
* Başkalarının adına web sayfası hazırlamak ve bu web sayfasının tanıtımı amacıyla başkalarına e-mail ve mesaj göndermek ve bu mesajlarda da mağdur olan şahsın telefon numaralarını vermek.
* Kişisel bilgisayarlar yada kurumsal bilgisayarlara yetkisiz erişim ile bilgilerin çalınması ve karşılığında tehdit ederek maddi menfaat sağlanması
* Şirketlere ait web sayfalarının alan adının izinsiz alınması ve bu alan adlarının karşılığında yüklü miktarlarda para talep etmek.
* Özellikle Pornografik içerikli CD kopyalamak ve satmak.
* Sahte evrak basımı gibi çok farklı konuları içerebilmektedir.
* NOT: Unutmayın bu tür suçların tek mağduru siz değilsiniz. Karşılaşılmış olan durumdan utanmadan tüm deliller ile birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurunuz.

BİLİŞİM SUÇU İLE KARŞILAŞTIĞINIZDA YAPABİLECEKLERİNİZ

1. Yasadışı siteler (web sayfaları) ile ilgili şikayetlerinizi 155@iem.gov.tr adlı e-mail ihbar adresine bildirebilirsiniz.
2. Şahsınız ile ilgili şikayetçi olduğunuz konular ile ilgili elde edebildiğiniz tüm deliler ile birlikte en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olabilirsiniz.
3. İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından yürütülmekte olan tüm tahkikatlarda Savcılık talimatı veya Mahkeme kararı esas alınmaktadır.
4. Şikayetçi olduğunuz konular ile ilgili olarak yapılacak çalışma neticesinde ISP(İnternet Servis Sağlayıcının) yurt dışında bulunması durumunda Adli Makamlar tarafından yapılacak olan Adli İstinabe ile konunun takibi yapılabilmektedir.

BİLİŞİM SUÇLARI İLE İLGİLİ OLARAK MAĞDUR OLMADAN ÖNCE YAPILABİLECEKLERİNİZ

1. Şirketinize veya şahsınıza ait önemli bilgilerinizin yer aldığı bilgisayarınız ile özel güvenlik önlemleri almadan internete bağlanmayınız.
2. İnternet ortamında %100 güvenliğin hiçbir zaman sağlanamayacağını unutmayın!
3. Özellikle Chat ortamında bilgisayarınıza saldırılabileceğini;
4. Chat de tanıştığınız kişilere şahsınız, aileniz, adres, telefon, işiniz v.s. konularda şahsi bilgilerinizi vermemeniz gerektiğini unutmayın!
5. İnternet ortamında tanıştığınız kişilere kredi kartı bilgilerinizi vermeyin.
6. İnternet üzerinden yapılan yazışmalarınızda karşınızdaki kurumlarla özel bir yöntemle yazışmanızda fayda olacaktır. Bu şekilde sizin adınıza birlikte ticaret yaptığınız şirketlere asılsız bilgiler veya sizi kötüleyici bilgiler gönderilse bile karşı taraf bunun sizden gelmediğine emin olacaktır.

BİLİŞİM SUÇLARI İLE YAPILAN ÇALIŞMALARIN HUKUKİ DAYANAKLARI

1. Bilgisayar Yoluyla Dolandırıcılık TCK 503-507: Dolandırıcılık ve İflas
2. Bilgisayar Yoluyla Sahtecilik TCK 316-368: Sahtecilik Suçları
3. Kanunla Korunmuş Bir Yazılımın İzinsiz Kullanımı 5846'nolu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)
4. Yasadışı Yayınlar TCK 125-200: Devletin Şahsiyetine karşı cürümler;
* TCK 480-490: Hakaret ve Sövme Cürümleri
* TCK 426-427: Halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik eden ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı: ve diğer anlatım araç ve gereçleri.
5. Bilgisayar Sistemlerine ve Servislerine Yetkisiz Erişim ve Dinleme "Bilişim Alanında Suçlar TCK 525a, b, c ve d". Maddeleridir.

YENİ TCK'DA BİLİŞİM SUÇLARI

1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni TCK'nın kapsamında, bilişim sistemlerine karşı işlenen suçları da gerekçeleriyle birlikte yer alıyor.


Bilişim sistemine girme, sistemi engelleme,bozma, verileri yok etme veya değiştirme, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması kapsamındaki suçları tanımlayan kanun maddeleri TCK'nın 243 -246.maddelerinde yer alıyor.

Bilişim sistemine girme

MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye iki yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen, bozan, sisteme hukuka aykırı olarak veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen, erişilmez kılan, değiştiren, yok eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

MADDE 245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

MADDE 246. - (1) Bu Bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

9/13/2006

LCD`ler Artık Topun İçinde!

Eski teknoloji tüplü televizyonlar yerini ince ekran LCD ve plazmalara bırakırken birçok ülkede satılan elma, fil, futbol veya basketbol topu şeklindeki TV`ler Türkiye pazarında kullanıma sunuldu.

LCD ekran üreticilerinden Tayvanlı Hanster`ın ürettiği ilginç tasarımlı TV`ler Hanspree markası ile fuarda meraklılarına tanıtılacak. Tüketicinin özgün ihtiyaçlarına cevap vermek üzere tasarlanan TV`ler, geçen yıl Time dergisi tarafından `en etkileyici icatlar` arasında gösterilmişti.



Panatel tarafından satışa sunulan farklı tasarımlı TV`ler için yılsonuna kadar satış kanalları oluşturulması hedefleniyor. Panatel İcra Kurulu Başkanı Tülay Ağaoğlu, bazı futbol kulüpleriyle kendi renklerini taşıyan top şeklinde LCD TV`ler üretmek üzere görüşmeler yaptığını söyledi.

Teknoloji Marketleri Tüketiciye Yaradı

Son yıllarda Türkiye`de birbiri ardına teknoloji marketleri açılıyor. Teknosa`yla başlayan rekabet, NT ve EP Center gibi firmaların sektöre girişiyle hızlandı.

Teknoloji marketlerinin yaygınlaşması, en çok elektronik ürün tüketicilerine yaradı. Daha önce arkadaş tavsiyesi ve reklamların etkisiyle alışveriş yapan tüketiciler artık tercihlerini daha bilinçli yapıyor. İnternetten, cihazların teknik özelliklerini ve fiyatlarını araştıran tüketiciler, mağazaları gezip kendilerine en uygun ürünü seçiyor. Dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu ve MP3 player gibi cihazlar tüketicinin tercih ettiği ürünlerin başında geliyor. Ürün satın almalarda yapılan tercihler teknoloji meraklılarıyla ilgili ipuçları da veriyor. Satış uzmanları, kullanıcıların yaşam tarzını yansıtan cihazları tercih ettiğini ve kendini tarif eden ürünleri aradığını söylüyor.

Büyük şehirlerde açılan teknoloji marketleri artık talebe yetişebilmek için Anadolu`ya yayılmaya başladı. Yerli marketlerin şube açmasının yanı sıra yabancı markalar da hareketli bir pazar olarak gördükleri Türkiye`ye gelmeye başladı. Bir süre önce İstanbul`da ilk elektronik mağazasını açan Almanya merkezli EP Center, ardından Ankara`da şube açılışı yaptı. Faaliyet alanı içerisinde elektronik de olan Amerika merkezli 256 milyar dolar cirolu Wal-Mart`ın pazardaki hareketlilikten dolayı Türkiye`ye gelme tarihini erkene aldığı, yıl sonuna kadar ilk mağazasını açacağı belirtiliyor. Merkezi İstanbul`da olan NT mağazaları ise Anadolu genelindeki 82 mağazasının yanı sıra çoğunluğu Orta Asya`da bulunan yurtdışındaki 38 mağazasının birer katını teknoloji ürünlerine ayırma kararı aldı.

Kazakistan`da 9 mağazası bulunan NT Mağazaları`nın Satın Alma Müdürü Mehmet Olukpınar, Almanya, Kırgızistan, Hollanda, Azerbaycan, Mısır, Romanya, Ukrayna ve Arnavutluk gibi ülkelere mağaza açtıklarını söylüyor. Mehmet Olukpınar, “Müşterilerimizden gelen yoğun talep üzerine mağazalarımızın bir bölümünü teknoloji ürünlerine ayırmaya başladık. Kendi markamız Techpoint adı altında Web kamera, CD, DVD, notebook çantası ve projeksiyon perdesi gibi 27 ürünü satışa sunuyoruz. Kitap ve kırtasiyede bize duyulan güveni teknolojide de devam ettirmek istiyoruz. Sadık müşteri kitlesini belirlemek için bağımsız bir kuruluş tarafından yapılan araştırmaya göre birçok mağaza yüzde 10`u aşamazken NT`nin müşterileri yüzde 40`ı bulmuş. Bunun için kendi alanında ürün kalitesini belgelemiş markaları müşterilerimize sunuyoruz.” dedi.

Tüketicinin tercihinin yaşadığı bölgeye göre değiştiğine dikkat çeken Mehmet Olukpınar, yaz döneminde tatile çıkıldığından dolayı en çok kamera, dijital fotoğraf makinesi ve SD bellek gibi hafıza kartlarının satıldığını söylüyor. Olukpınar, “Anadolu`daki tüketici karmaşık ürünler almak istemiyor. Bir üründe çok özellik aramıyor. Müşteri temsilcilerimizden ürün ile ilgili bilgi alanlar olduğu gibi aradıkları ürün ve özellikleri belirterek tavsiyede bulunulmasını talep edenler de var. Ürün ile ilgili bilgileri araştırıp ne aradığını bilen kullanıcılar daha çok Marmara bölgesinde, dolayısıyla İstanbul`da. Anadolu`da bilinçli tüketici sayısı her geçen gün artıyor ama bu oran şimdilerde yüzde 10`u geçmiyor. Bir dijital fotoğraf makinesi satın almak isteyen müşteri özellikleriyle ilgilenmediğini, “çeksin yeter” diyerek belirtiyor. Bu gibi durumlarda mağazalarımızdaki ürün satış elemanlarımız müşteriye makine özelliklerinden, kullandığı bataryaya ve bellek kartlarına kadar birçok konuda bilgi verip sağlıklı ürün tercihinde bulunmasına katkıda bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.



EP Center`ın Ürün Müdürü Okan Ünsal ise internet bağlantılı cihazların revaçta olduğunu ifade ediyor. Okan Ünsal`a göre müşteri tercihleri şöyle: “ADSL`nin yaygınlaşmasından dolayı en çok satılan ürünlerin başında kablosuz modem geliyor. Bu ürünlerle birlikte kullanılan kablosuz notebook, mouse ve web kameralar çok talep ediliyor. Gelen müşteriler genelde ürünü internetten araştırmış, mukayese etmiş ve fiyatını da öğrenmiş olarak ziyaret ediyor.”


Teknosa Pazarlama Direktörü Kadircan Erkıralp, her tüketicinin kendi yaşam tarzı ve ihtiyaçları doğrultusunda, mevcut imkânları dahilinde elektronik ürün seçimi yaptığını ifade ediyor. Tüketicinin kendini tarif eden ve kişisel ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan ürün kombinasyonunu oluşturmak istediğine dikkat çeken Kadircan Erkıralp, “Cep telefonundan bilgisayara, MP3 çalardan ev sinema sistemine kadar pek çok ürün, sağladıkları fayda kadar kişilerin yaşam tarzlarını da yansıtıyor. En çok talep gören ürünlerin başında dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu, notebook, MP3 çalar yer alıyor. LCD ve plazma televizyonlar, ev sinema sistemleri ve oyun konsolları da satışlarda önemli paya sahip olan diğer ürünler. Tüketicilerin ürün seçiminde öncelikli dikkat ettikleri faktörler; marka, fiyat, ödeme alternatifleri, fonksiyonellik ve tasarım özellikleri. Ancak hepsinden önemlisi markaya duyulan güven. O nedenle tüketici, tercihini Teknosa gibi güvenli alışveriş imkânı ve satış sonrasında da hizmet desteği sağlayan kuruluşlardan yana kullanıyor.” diye konuştu.



Teknolojiyi her yere ve herkese ulaştırmanın ekonomik ve sosyal açıdan önemli olduğunu ifade eden Teknosa Pazarlama Direktörü Erkıralp, Teknoloji mağazalarının önümüzdeki dönem pazardaki durumunu şöyle değerlendirdi: Teknosa, Türkiye`de cep telefonlarından dijital kamera ve fotoğraf makinelerine, bilgisayarlardan beyaz eşyalara kadar uzanan 400`e yakın markanın 4000`den fazla ürününü 130 mağazasında aynı standartlarda sunan organize bir perakende zinciri. Teknosa`nın yaklaşımı tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını da etkiledi. Amacımız yaptığımız öncü çalışmalarla teknoloji perakendeciliği pazarını daha da büyütmek. Türkiye`de Teknosa mağazalarında satılan ürünlerden herhangi birini satan en az 35.000 satış noktası olduğunu biliyoruz. Büyük illerdeki birkaç mağazalı yerel zincirler de buna dahil. Önümüzdeki yıl birkaç firmanın daha pazara gireceğini öngörüyoruz.”

Teknosa Anadolu`da hızla yeni mağazalar açıyor. Kadircan Erkıralp, Anadolu`daki illerin teknolojiye olan ilgisinin büyük illerden daha az olmadığını söylüyor. Son aylarda, Kahramanmaraş, Van, Yalova, Erzurum gibi kentlerde mağazalar açan Teknosa, İzmir`de on birinci, Adana`da ise altıncı mağazasını hizmete sundu.

Xerox Printerları Matbaa Gibi


Yazıcı dünyasında masaüstü ve iş yerlerinde kullanılan printerların yanı sıra matbaa gibi kitap ve fatura baskısı yapan dev makineler de var.

Bunlardan kitap baskısı yapanlar daha çok üniversitelere yakın mekanlarda öğrencilerin kitap ve ders notlarını basmak üzere hizmet veriyor. Bazı matbaa sitelerinde de 100-200 gibi az sayıda kitap baskılarının yapılmasında kullanılıyor. Dakikada 180 sayfa baskı yapanlar ise yüksek kapasiteli baskı sistemleri ise beyaz eşya üreticilerinin kullanma kılavuzu ve bankaların müşteri hesap ekstrelerinin basımı gibi alanlarda kullanılıyor.

Koç Sistem bünyesinde faaliyet gösteren baskı merkezi Koç Grubu`ndan 20, grup dışından da 10 kadar şirkete hizmet veriyor. Baskı hizmetlerini 1977`den beri kendi içinde yapan Koç Grubu, 2000 yılında baskı alanını genişletmiş. Koç Sistem Dış Kaynak Hizmetleri Yöneticisi Erdal Dikmen, tek makineyle başladıkları baskı işinde Yapı ve Kredi Bankası (YKB)`nın Koç Holding tarafından satın alınmasıyla arttığını söylüyor. Erdal Dikmen, “YKB`nin satın alınmasıyla makine sayımız 15`e çıktı. 24 saat vardiya usulü 48 çalışanlı bir baskı merkeziyiz. Şu an yüzde 65 kapasiteyle çalışmamıza rağmen aylık 13 milyon sayfa basıyor ve 7 milyon da zarflama yapıyoruz. Siyah beyaz baskının yanı sıra renkli de yapıyoruz. Baskının yanı sıra insert de yapmak mümkün. Migros, YKB, Koç Bank, Arçelik, Otokoç, Otokar, Koçtaş ve Tansaş gibi kendi şirketlerimizin yanı sıra Türksped, Merkez Yayın, Akşam yayıncılık gibi medya şirketlerine de hizmet veriyoruz.” dedi. İstanbul`daki merkezin yanı sıra Ankara`da ODTÜ`deki Teknokent`te de deprem gibi tabii afet ve olağanüstü durumlarda müşterilerin işlerinin aksamaması için yedek baskı merkezi kurulmuş. Aylık 24 milyon A4 büyüklüğünde baskı yapabilecek kapasitesi olan baskı merkezinde 5 de basılan ekstrelerin zarflamasını yapan makine var.

Xerox Türkiye Pazarlama Müdürü Pelin Çağlar, yüksek kapasiteli baskı sistemlerinin kritik iş süreçlerinin olduğu işletmelerde tercih edildiğini söylüyor. “Bir banka hesap ekstresi veya cep telefonu, elektrik, su ve doğalgaz gibi fatura müşteriye ulaşmadığı zaman para toplanamıyor. Yeni üretilen beyaz eşya kullanım kılavuzu olmadan fabrikadan çıkamıyor. Bu gibi kritik iş süreçlerinin olduğu yerlerde matbaa gibi çalışan Xerox sistemleri tercih ediliyor. bunlar özellikle bir firmanın can damarı sayılabilecek nakit akışının sağlanmasına katkıda bulunan bölümler oluyor.” şeklinde konuştu.

Baskının yanı sıra müşterilerin kendini özel hissetmesi için isim yazılarak, doğum günü gibi özel günlerin kutlama mesajı yazılarak da gönderebiliyor. Türkiye`deki bankaların ekstrelerinin basımının yüzde 80`i Xerox makineleriyle yapılıyor. Daha çok otomotiv, perakende sektörü, bankalar, tüketim grubu, turizm, sigortacılık, telekom gibi sektörler tercih ediyor.

9/11/2006

PCI Slotunu Kullanan ATI X1300!

Daha önce Nvidia FX5200 ve ATI 9250`de gördüğümüz PCI slotunu kullanan ekran kartı alternatfilerine bir yenisi daha katıldı. Ülkemizde olmasa da yurt dışında bilinen markalardan biri olan Visiontek firması PCI slotunun kullanan ATI`nin X1300 gpu`suna sahip yeni ekran kartını duyurdu.

Visiontek Radeon X1300 PCI 256MB, 450MHz çekirdek ve 533MHz bellek hızlarına sahip. Kart üzerinde ATI`nin AVIVO video işlem özelliği de geliyor. Kart ayrıca VGA d-sub, dual-link DVI-I ve TV-out çıkışlarına da sahip. Bunların yanı sıra Component HDTV ve S-Video özelliklerini de destekliyor.

Kart`ı daha doğrusu PCI slotunu kullanan ekran kartlar genellikle HP, Dell ve diğer bazı büyük üreticilerin değişik çözümlerine sahip kullanıclar için üretiliyor. Örneğin bu üreticiler genel maliyeti düşürmek için bazı sistemlerinde PCIe ve AGP slotları olmayan, entegre grafik çözümlerine sahip anakartlar kullanmakta. İşte bu tip sistemlere sahip kullanıcıların ekran kartı güncellemeleri için PCI ekran kartları üretilmekte. Ayrıca forumlarımızda da karşılaştığımız ekran kartının bios güncellemesi sırasında yaşanan problemlerden dolayı PCI ekran kartlarına ihtiyaç duyulabiliyor. Bu kart bu türden ihtiyaçları da karşılayabilir tabii 129$ hediyesi ile birlikte.

Creative`den Yeni Harici Ses Kartı

Elektronik devi Creative yeni harici ses kartı Creative Sound Blaster Digital Music SX`i duyurdu.

Yeni şık harici ses kartınız ile analog seslerinizi dijitale çevirmek çok kolay. Notebook, masaüstü ve PDE ürünleriniz ile mükemmel uyum içinde kullanabilirsiniz.

24 –bit 96 kHz ses desteği sunan Sound Blaster Digital Music SX, CMSS (Creative Multi Speaker Surround) desteğiyle müziğin keyfine varın.

Dijital ve Analog giriş ve çıkışlarıyla decoder olarak da kullanabileceğiniz Sound Blaster Digital Music SX, uzaktan kumandasıyla da kolay kullanım sağlıyor.

Bankamatik Göze Bakacak

Banka kartlarıyla yapılan dolandırıcılıkların önüne geçmek için, otomatik para çekme makinelerinde, kişileri gözlerinden tanıyacak bir sistem kullanılabilecek.

Kocaeli Üniversitesi`nde (KOÜ), iristen kimlik tanımlaması yapabilen bir sistem geliştirildi.

KOÜ Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sarp Ertürk, iris yapısının, insanları ayırt edebilen en önemli özellik olduğunu, iki insanın parmak izinin uyuşması olasılığının, irislerin uyuşması olasılığından çok daha yüksek olduğunu belirterek, "Güvenlik amaçlı kullanımlarda çok etkili" dedi. Ertürk TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmalarının iki yıl içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

Görüntülü İletişim 2007`de Türkiye`de


Bugün kadar toplam 95 ülkede kullanılan Üçüncü Kuşak (3G) teknolojisi 2007`de Türkiye`de olacak. İlk etapta 4 işletmeciye 20 yıllık lisans verilecek.

Lisans alan işletmecilere yazılım ve donanım ürünlerinin en az yüzde 60`ını Türkiye`de kurulmuş olan Ar-Ge şirketi ile KOBİ`den alma yükümlülüğü gelecek.

3G teknolojisi, TV, video ve internet servislerinin cep telefonundan yoğun olarak kullanılmasına yol açacak. 3G ile bant genişliği yükselecek, hızlı internet bağlantısı sayesinde tüketiciler, görüntülü olarak görüşme yapabilmenin yanı sıra, cep telefonlarından oldukça net olarak TV de izleyebilecekler.

GSM`i geçecek
Telekomünikasyon Kurumu (TK) 3. Kuşak Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Taslak Yetkilendirme Planı`nı hazırlayarak ilgili kurumların görüşüne sundu. Buna göre, taslak Bakanlar Kurulu`nca onaylandıktan sonra 6 ay içerisinde ihaleye çıkılacak.

İşletmeciler, Türkiye`de kullanılan GSM şebekeleriyle uyumlu olmak şartıyla istedikleri 3G modelini seçebilecek. İlk etapta mevcut GSM işletmecisi sayısının 1 fazlasına karşılık gelen 4 işletmeciye lisans verilecek.

Lisans alan şirketlerin birbiriyle dolaylı ya da doğrudan ortaklığı olamayacağı belirtilen taslakta, "Lisans için başvuran şirketlerin ortakları veya ortaklarının doğrudan veya dolaylı bir biçimde hisse sahibi olduğu ya da başka bir yolla kontrolleri altında bulundurdukları şirketler, iştirakleri ve bunların tamamının yöneticileri ile birinci ve ikinci derece akrabaları başka bir 3. Kuşak lisansı için ihaleye katılamayacak" denildi.

İşletmeci, sözleşme imzalandıktan sonraki 3 yıl içerisinde nüfusun yüzde 25`ini, 5 yıl içerisinde ise yüzde 50`sini kapsama alanı içine alacak. Sözleşmenin sona ermesi ya da fesh edilmesi durumunda sistemi oluşturan tüm teçhizat çalışır vaziyette TK`ya teslim edilecek. İşletmeci gerektiğinde kendi hizmetlerinin yürütülmesinde kullandığı alt yapıyı diğer yetkili işletmecilere de açacak.

Yerli yatırıma destek
Telekümünikasyon Kurumu tarafından hazırlanan taslağa göre, işletmeci kiralama, kule, direk, boru, konteyner, kanal, enerji nakil hatları ve benzeri alt yapı niteliğindeki tesislere yapılan yatırımları istediği tedarikçiden temin edebilecek.

Ancak işletmeci yazılım ve donanım gibi şebekeye ilişkin yatırımların her yıl en az yüzde 40`ını Türkiye`de AR-GE projeleri geliştirmek üzere kurulmuş ya da böyle bir merkezi 2 yıl içinde kurmayı taahhüt etmiş bir şirketten alacak. Söz konusu teçhizatın yüzde 20`lik bölümünün de Türkiye`de ürün veya sistem geliştirmek üzere kurulmuş olan KOBİ niteliğindeki tedarikçiden sağlanması zorunlu olacak.

Böylece üçüncü kuşak alanında hem yerli yatırımcıdan alım hem de Türkiye`de teknoloji yatırımları yapılması teşvik edilecek.

Cep Telefonunda TV Keyfine Az Kaldı!


Cep telefonu kullanıcıları cihaz satın alırken farklı kriterleri göz önünde bulunduruyor. Telefonla ‘alo` demeyi ön planda tutanlar çoğunlukta olmasına rağmen müzik dinlenebilen, fotoğraf ve video çekebilen modelleri tercih edenlerin de sayısı azımsanmayacak kadar çok.

Üreticiler ise farklı tüketici taleplerini karşılamak için her gün yeni bir modeli kullanıma sunuyor. Nokia Türkiye Pazarlama Müdürü Çiçek İcan`a göre; Türk tüketiciler, cep telefonu alırken marka, tasarım, teknik özellikler, ürün kalitesi, kullanım kolaylığı, ürünlerin kendi yaşam biçimlerini yansıtması ve fiyat-özellik dengesini göz önüne alarak seçim yapıyor. Markanın güvenilirliği ve satış sonrası destek, satın alma kararında rol oynayan diğer önemli faktörler.

Multimedyanın ürünlere entegrasyonunun süreceğini belirten Sony Ericsson Türkiye Genel Müdürü Fatih Gemalmaz, kamera, müzik ve internet gibi uygulamalarla kalitenin artmaya devam edeceğini söyledi. Gemalmaz, “Önümüzdeki günlerde tüketiciyi cezbetme ve farklılaşma adına tasarımda yepyeni yaklaşımlar göreceğiz. Kullanıcı için önemli ve cazip olabilecek TV, müzik/video download, daha hızlı (3G) internet (WLAN) gibi birtakım servislerin GSM operatörleri tarafından verilmesi yaygınlaşacak.”dedi.

Geçtiğimiz yıl, pazarda kameralı cep telefonlarının satış ağırlığı hissedildi. Yaklaşık 7,5 milyonluk pazarda kameralı cep telefonlarının satış adedi 3 milyon 600`ü buldu. Pazarın büyümesini kampanyaların ve giriş seviyesi olarak gruplanan ucuz telefonların artırdığına dikkat çeken Fatih Gemalmaz, “Giriş seviyesi ürünler teknolojik özellikler açısından zayıf ancak fiyatlama açısından avantaj sağlıyor. 2006`da, 50 Euro altı grupta 2 milyon 600 adet cihaz satılmasını ve pazar payının yaklaşık yüzde 32 olmasını bekliyoruz. Giriş seviyesinin haricinde tüketici tercihlerini iki grupta topluyoruz. İlk grup, yüksek fiyata aldırmadan son teknolojiyi bekleyen grup. Diğeri ise yine yüksek maliyete sahip son teknolojiyi kullanan, ama cihazların zaman içinde ucuzlamasını bekleyen grup. Son kullanıcı, maliyet açısından çok donanımlı bir telefona ulaşamıyorsa, tercihini VGA kameralı ya da MP3 çalabilme özelliğine sahip bir modelden yana kullanabiliyor. Mobil müzik ve mobil görüntüleme teknolojileri de kullanıcılar açısından tercih edilen özelliklerden bazıları.” şeklinde konuştu.

Kullanıcıların özellikten çok imaj ve dizayna önem verdiğini belirten Samsung cep telefonlarından sorumlu Türkiye satış ve Pazarlama Müdürü Yusuf Temizel, “Telefondaki teknik özellikleri çok kullanmasalar bile bu özelliklerin olmasını istiyorlar. Fakat son zamanlarda hızlı bağlantı ve bluetooth özelliklerinin önem kazandığını ve kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Türk kullanıcıları kapaklı ve kaydırmalı kapaklı telefonları tercih ediyor. Küçük ve çok özellikli ürünler gittikçe daha çok ilgi çekiyor. Kullanıcı, telefonunun son teknolojileri destekliyor olmasını da istiyor. Biz Samsung olarak önümüzdeki dönemde hızlı internet bağlantısı ve uygulamalarının büyük talep göreceğini tahmin ederek ultra ince dizaynı ön plana çıkarıyoruz.” dedi.

Tüketicinin en çok tercih ettiği özelliklerin başında kamera, müzik çalar ve hafıza genişliği geldiğini söyleyen Nokia Türkiye Pazarlama Müdürü Çiçek İcan, “Sektörün en önemli gelişim yönü, işbirlikleri ve açık platformlarla gelişen bütünleşme. Bu anlamda, üçüncü nesil (3G), çoklu telsiz erişimi (WiFi, Bluetooth, RFID), multiradyo bağlantı ürünleri, mobil müzik çözümleri ve mobil televizyon gibi teknolojiler yeni gelişim yönleri olacak. Türkiye açısından baktığımızda en fazla talep gören özelliklerin başında mobil müzik, görüntüleme ve video özellikleri geliyor. Teknik açıdan en popüler özellikler: Kamera, müzik çalar, Bluetooth, video çekim özellikleri, hafıza genişliği ve batarya süresi. Ürünün tasarımı ve tüketicinin hayat tarzıyla örtüşmesi de seçim aşamasında önemli rol oynamakta.” değerlendirmesinde bulundu.

Microsoft, Xbox360’ta Fiyat Kırıyor


Microsoft, Japonya ve Asya pazarlarında Sony’nin PlayStation3’ü çıkarmasına karşılık, Xbox 360 oyun konsolunun düşük fiyatlı versiyonunu satışa sunacak.

Microsoft-Japonya, oyun konsolu pazarında en büyük rakibi Sony’ye karşı fiyat kırarak rekabet edecek. Microsoft, büyük bir beklentiyle pazara çıkacak Sony PlayStation3’e, Xbox 360’ı 255 dolardan satacak. Microsoft ayrıca iki adet oyunu da ücretsiz verecek. Ucuz konsolda, oyunların ortasında kalındığında kaydetmeye yarayan 20 GB’lik dahili bellek olmayacak. Microsoft, Japonya’da şimdiye dek 158.000 adet Xbox 360 sattı, bu beklentilerin oldukça altında bir rakam. Oyun konsolunun şimdiye dek dünyada 5 milyon adet satıldığı tahmin ediliyor.

HSDPA(3.5G) - 3G`ye Taze Kan

Ülkemizde henüz yaygınlaşmasa da dünyanın çoğu yerinde 3G kablosuz mobil network ağı oldukça popüler. Hatta bant genişliğinin sınırlarına bile dayanılmış, öyleki 3G ile geriye dönük olarak uyumlu HSDPA` yı duyurdular ( High Speed Downlink Packet Access ).

Geliştirilmekte olan birçok yeni ve hızlı kablosuz ağ alternatifi olmasına rağmen, HSDPA` yı bu kadar popüler yapan özelliği, şu anda kullanılan network donanımına çok ucuz ve hızlı bir yenileme yaparak kullanılabilir hale gelmesi. Fiyatı hakkında kesin bir bilgi yok fakat şu anda göründüğü kadarı ile WiMax` a çok ciddi rakip olarak duruyor.

HSDPA, 384 Kbps olan veri indirme hızını 1.8 Mbps` ye kadar taşıyarak inanılmaz bir sıçrama gösteriyor. Bu fark nasıl sağlanıyor derseniz, HSDPA mantık olarak, başlıca önemli işlerin sorumluğunu mobil cihazdan alıp istasyon aygıtına yaptırarak bu farkı sağlıyor (veri sıralaması, sinyal çevrim işlemi vb). Teknik detayı bir kenara bırakırsak, bu değişim son kullanıcıya daha düşük erişim süreleri, daha az bekleme, daha hızlı veri transferi şeklinde yansıyor. Ayrıca kablosuz kullanıcılar, herhangi bir veriyi indirirken telefon görüşmesi de yapabilecekler. Ve bu veri indirme hızı, ortalama bir DSL yada kablo bağlantısının bile üzerine çıkabilecek bant genişliğine sahip.

Operatör firmalar, bu hizmeti sağlayabilir hale gelmek için yukarıda da belirttiğimiz gibi istasyonlarına yapacakları çok basit bir donanım güncellemesine ihtiyaç duacaklar. W-CDMA formatındaki eski istasyonlar üzerine kurulan ve 5Mhz` lik kanallar ile çalışan HSDPA, belirttiğimiz gibi W-CDMA istasyonları ile geriye dönük olarak uyumlu. Eski istasyonlarını değiştirmeden, herhangi bir hizmet aksaklığı yaratmadan ve en önemlisi eski 3G kullanıcılarına hizmet vermeye devam ederek bu kadar basit şekilde güncellenebilir olması HSDPA` yı çok daha cazip kılıyor.



HSPDA için şu anda İngiltere ve Japonya` da bazı pilot bölgelerde deneme yayınına başlanmış ve muhtemelen 2007 yılında HSDPA destekli ürünler de çoğaldıkça (cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar, el bilgisayarları vb) çok hızlı bir şekilde 3G ile yer değişecektir. 4G teknolojisinin adı yavaş yavaş duyulmaya başlanmışken, kapsitesinin sınırına dayanan 3G` ye ilaç gibi gelecek olan HSDPA, 4G` yi beklerken de çok güzel bir basamak taşı olacak gibi duruyor. Hatta bu yüzden HSDPA` yı 3.5G olarak adlandıranlar da var.

Ülkemizde henüz 3G` nin doğru düzgün kullanılmaması, yurt dışında HSDPA` ile 3G` nin darboğazına çözüm getirilme çabaları, ne yazık ki bu kadar çok cep telefonu kullanılan ülkemizde teknoloji seviyesinin nerelerde olduğunu kanıtlar gibi.

TT’den Avea’ya ‘ortak’ Desteği


Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Doany, yüzde 80 hissesine sahip oldukları Avea’ya ortaklık yapısı nedeniyle altyapı ve hizmet yatırımlarında finansal destek vereceklerini söyledi.

Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany ve Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan, CeBIT Eurasia Fuarında ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Türk Telekom-Avea ortaklığına değinen Doany, TT’nin tüm mobil operatörlere eşit davranacağını, ancak yüzde 80 hissesini elinde tuttuğu Avea’ya ortaklık yapısı nedeniyle altyapı ve hizmet yatırımlarında finansal destek vereceğini söyledi. Avea Genel Müdürü Türktan da, iki şirketin organik bağı dolayısıyla mobil servislerde sinerji yaratabileceklerini ifade etti. Türktan, gelecek dönemde çapraz pazarlama yapacaklarını da söyledi.

Doany, yıl sonuna dek ADSL kullanıcı sayısının tüm internet pazarının yüzde 25’ine çıkarak 3 milyon rakamına ulaşacağını belirtti. Doany, 2007 Mart ayında ise ADSL kullanıcı sayısını 5 milyona çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

‘İNTERNETTE AB’NİN EN UCUZ ÜLKESİYİZ’ Doany Türkiye’de internetin pahalı olduğu yönünde bir soruyu ise, “Vergiler hariç Türkiye’de internet 12-13 Euro’ya tekabül ediyor, bu AB’nin en ucuzu, bizim için şu an öncelik altyapı ağını genişleterek kullanıcı sayısını artırmak” diye yanıtladı. NTVMSNBC’nin ADSL’de aylık indirme limitlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağını sorması üzerine Doany şunları söyledi: “Kaldırmayı düşünmüyoruz, limitler olmazsa kendi açımızdan kontrolü sağlayamayız. Mevcut durumda en ucuz tarifeyi ödeyen bir kullanıcı ayda 12 film indirebilir. Amacımız limitleri tutarak gelecek dönemde mümkün oldukça fiyatlarda biraz daha indirime gitmek.”

TÜRKTAN: VERGİ ORANLARI DÜŞÜRÜLMELİ Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan, cep telefonu tarifelerinde vergilerin yüksekliğinden yakındı. Tüm mobil operatörlerin vergilerin düşürülmesi konusunda hemfikir olduğunun altını çizen Türktan şöyle konuştu: “Vergiler düşerse insanlar daha çok konuşma yapar, biz de bunu istiyoruz. Vergiler, AB ve küresel piyasalarla kıyaslandığında gerçekten çok yüksek; bu rekabeti ve kaliteyi olumsuz etkiliyor. Bazı vergiler ilk çıktığında biz de doğru karşılamıştık, ancak şimdi oranların düşürülmesi gerekli. Artık nihai karar maliyede.”

Doany, Türkiye’de özelleştirmenin serbestleştirmeden önce yapılmasının kendilerine sorun yarattığını vurgulayarak, “Telekomünikasyon Kurumu’nun adil rekabeti sağlaması çok zor. Düzenleyici kurumlar önceki sisteme dayanan mevzuatlar dolayısıyla bizi adil olmayan fiyatları uygulamak zorunda bırakıyor. Mevcut şikayetler aslında geçiş süreci olarak yorumlayabileceğimiz şu döneme ait aksaklıklar” diye konuştu.

Numara taşınabilirliği konusuna değinen Avea Genel Müdürü Türktan ise, esas rekabetin fiyat ve servis üzerinden yapılması gerektiğini savunarak; “Tabiatiyle kullanıcılar alışkanlıklarını değiştirmek istemez, ancak bazı operatörler de kullanıcıların numara değiştirmesini zorlaştırıyor” dedi. Doany ise “3G konusunda ısrar eden operatörlerden dolayı numara taşınabilirliği mümkün olmuyor” yorumunu yaptı.

’3G GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ DEĞİL’ TT Yönetim Kurulu Başkanı Doany, ayrıca üçüncü kuşak cep telefonu servislerinin (3G) artık ‘geleceğin teknolojisi’ olarak tanımlanamayacağını vurgulayarak, “Evet bu servisler de verilmeli, ancak önce tüm bu iştaha değecek bir servis olup olmadığının maliyet hesabı yapılmalı. 5 yıl öncesi için evet geleceğin teknolojisi diyebilirdiniz, artık olağan bir servis olarak bakıyoruz” dedi.

9/10/2006

300 Yıllık Arşiv Google`da

Google, arama motoruna 300 yıl geriye giden gazete arşivlerini ekledi.

Ücretsiz hizmet sayesinde kullanıcılar `Haberler` bölümünde artık bir de `Haber arşivi bağlantısı` görecek.

The New York Times, The Washington Post, The Wall Street Journal, Time dergisi, Guardian, Factiva, Lexis-Nexis, HighBeam Research ve Thomson Gale adlı yayınların eski sayılarına ulaşılabiliyor.

Google haber arşivine İngilizce yazılan herhangi bir isim, olay, yer hakkında 1800`lü yıllara ait bir gazete haberi bile okunabiliyor.

Seagate Pocket Hard Drive 6 GByte

Bu incelememize depolama çözümleri üreticisi Seagate’in taşınabilir disk cihazı Pocket Hard Drive konuk oluyor. 6 Gbyte kapasiteli, ilginç tasarımlı bu ürünü sizler için enine boyuna inceliyoruz.

Sabit disklerin ya da genel ifade ile depolama çözümlerine talep artmasının en önemli sebebi internet hızının yükselmesi ve artan dosya boyutları. Dünya çapında internet hızlandıkça onunla yapabildiklerimiz de genişliyor ve zenginleşiyor. Artık internet film indirip, fragman seyrediyoruz. 30-40 Mbyte’lık fragman dosyalarını izlemek bile çok sorun olmuyor.

yrıca depolama sistemlerine duyulan ihtiyacın tek sebebi internet değil. Dosya boyutlarının artması da önemli bir etken. Dijital fotoğraf makinelerinin yaygınlaşması, çözünürlüklerini artırmaları (bugünlerde kompakt makinelerin çözünürlüğü 4-5 Megapikselden başlıyor), müzik dosyalarının paylaşımının artması, depolama çözümlerinin yaygınlaşmasına ve ucuzlamasına sebep oluyor.

Bu incelememizde neredeyse taşınabilir USB bellek boyutlarına sahip olduğu olduğu halde içinde mini bir sabit diske bulunan Seagate Pocket Hard Drive isimli ürünü inceliyoruz. Yıllardır sabit disk ve depolama çözümleri üreticisi olarak karşımıza çıkan, 2004 yılında Matrox’u da satın alarak kendi alanında dünyanın en büyük firması haline gelen Seagate’in bu taşınabilir disk çözümünü sizler için inceledim:


KUTU İÇERİĞİ
* Seagate Pocket Hard Drive 6 Gbyte
* Garanti belgesi
* Kullanım Kılavuzu
* Yazılım CD’si


GENEL ÖZELLİKLER
* 6 Gbyte kapasite
* USB 2.0 desteği
* 62 gram ağırlık
* Gizlenebilir USB kablosu



Segate Pocket Drive, 6 Gbyte kapasitesi, YOYO benzeri ilginç tasarımı, 103 Dolar + KDV etiketli uygun fiyatı ile yüksek kapasiteye (20-40 Gbyte gibi) ihtiyaç duymayanlara yönelik bir ürün. Pocket Drive’ın okuma ve yazma hızı USB belleklere göre düşük olsa da fiyatı ile bu açığı kapattığı bir gerçek. Fazla yer kaplamaması ve fiyat/performans olarak USB belleklerden daha avantajlı olması ürünü satın alınabilir hale getiriyor.

Seagate Pocket Hard Drive 6 GB
Kapasite: 6 Gbyte
Disk dönüş hızı: 3600 RPM
Disk Ön Bellek: 2 Mbyte
Ağırlık: 62 gram
USB Kablosu: Dahili
Fiyatı: 103 $+ KDV
Üretici Firma: Seagate
Türkiye Temsilcisi: Datagate

HP Photosmart R817


Kompakt sınıftaki HP modeli R817, 5.1 efektif çözünürlük, 5X optik, 8X dijital olmak üzere toplamda 40X zoom, metal gövde, bütünleşik HP Adaptive teknolojisi ve panorama hazırlama modu gibi özelliklere sahip.

Firma Photosmart serisi altında kompakt dijital fotoğraf makineleri üretiyor. Bu fotoğraf makinelerinde kompakt bir dizaynı kolay kullanım ve gelişmiş özelliklerle birleştirmeye çalışan HP, ailenin son üyelerinden biri R817’de de tüm marifetlerini göstermiş. Çelik-plastik karışımı bir gövde tasarımını, kolay kullanım ve Adaptive Lighting, dahili panorama modu gibi özelliklerle süsleyen HP, pazardaki yerini sağlamlaştıracak gibi görünüyor.

KUTU İÇERİĞİ
* HP R817 dijital fotoğraf makinesi
* Hem şarj hem de bilgisayar bağlantısı için kullanılan Dock
* Dock için güç adaptörü
* Yazılım ve sürücü CD’si
* Kullanım kılavuzu
* 256 Mbyte SD bellek

GENEL ÖZELLİKLER
5.1 Efektif çözünürlüğü, 1/2.5 inç CCD sensör ile sağlayan ürün, dahili olarak 32 Mbyte belleğe sahip. Harici bellek olarak SD kart kullanan R817, 2592x1944 piksel (5 Megapiksel), 2048x1536 piksel (3 Megapiksel), 1600x1200 piksel (1 Megapiksel) ve 640x480 piksel (VGA) ebatlarında JPEG fotoğraf çekebiliyor. Ayrıca bu fotoğraflara 1 yıldızdan 5 yıldıza kadar kalite belirleyebiliyorsunuz (custom seçeneği ile). Pentax marka 36-180mm (35mm karşılığı) f2.4-8, 5X optik yakınlaştırmalı objektif kullanan R817, 15 farklı çekim moduna sahip. LCD ekranı 5.08 cm (2 inç) ve 153.600 renk desteği olan üründe vizör bulunmuyor. MPEG-1 formatında sesli video da çekebilen üründe video çekimler için zaman sınırlaması yok. Bellek boyutuna bağlı olarak istediğiniz kadar video çekebiliyorsunuz.


GENEL GÖRÜNÜM
Çelik malzemenin ağırlıklı olduğu metal gövde, bir yüz hariç bütün yan yüzlerde siyah plastik bir çerçeve ile sarılmış. Metal gövde ürünün ‘sağlam’ görünmesini sağlarken, siyah ve gümüşün karışımı estetik bir tasarım oluşturmuş. Köşeleri yuvarlatılmış bir tasarıma sahip olan ürününde yumuşak hatlar ön plana çıkıyor.

Ele rahat oturan R817, gömlek cebine sığabilecek ebatlara sahip. Ürünün üst yüzünde en sağda video çekim düğmesi, onun yanında deklanşör en solda tam köşede ise çekim modları düğmesi bulunuyor.

Vizör bulunmayan R817’de arka yüzde bu yüzün yarısından fazlasını kaplayan LCD ekran sola yerleştirilmiş. Bu ekranın hemen üstünde hoparlör yuvası, onun yanında ise AÇMA/KAPAMA tuşu bulunuyor. Ekranın altında ise üçü yan yana biri ayrı olmak üzere 4 farklı tuş var. Bu tuşlardan üçlü olanı sırasıyla Flaş, Netlik Durumu, Seri Çekim/Otomatik Kendi Kendine Çekim düğmelerine sahip. En sağdaki tuş ise çekim modu/izleme modu arasında seçim yapmaya yarıyor. Ekranın ve arka yüzün sağında yukarıda yakınlaştırma/uzaklaştırma (zoom in/zoom out) tuşu bulunuyor. Altta ise dört yöne hareket edebilen ve ortasında OK/MENU tuşu bulunan navigasyon düğmesi yer alıyor.

Ürünün ön yüzünde solda dahili flaş, sağda AF Assist Lamb ve onun hemen altında mikrofon yuvası bulunuyor.

Al yüzde ise sert plastik bir kapakla korunan pil ve bellek yuvası var. Ayrıca dock ve sehpa bağlantı yuvaları da yine alt yüzde bulunuyor.